Giriş Sayfası Yap
   
 
             
 
 

Bize biraz kendini tanıtır mısın?
Aydilge : Küçük Şarkı Evreni isimli bir albüm yapmış, sonra da o evrene insanları davet etmiş, misafirperver bir müzisyenim

Müziğe nasıl başladın?
Aydilge : 8 yaşında TRT Ankara Rayosu Çocuk Korosu sınavlarını kazandım. TRT Radyosunun eğitimi gerçekten çok disiplinli ve ağırdı. Küçük çocuklar olmamıza rağmen, bize yetişkinmişiz gibi davranır, bizden de yetişkinmişiz gibi davranmamızı beklerlerdi. Bazen saatlerce solfej yapıp, şan teknikleri ile boğuşacağıma, dışarı çıkıp arkadaşlarımla oyun oynamak isterdim. Ama şimdi iyi ki de o sınavı kazanmışım ve o eğitimi almışım diyorum. Her sene konserlerimiz olurdu. O şarkıları içeren iki de albümüz kaydedildi. Stüdyoda kulaklığı kafama geçirip, mikrofonun karşısına geçtiğimde, kendimi Kaf Dağı'nda hissetmiştim. Hani tiyatrocular der ya sahne tozu yutmak diye, ben de orda mikrofonun tozunu yuttum galiba:)

Çok farklı bir ses rengin var sence bu avantaj mı, dezavantaj mı?
Aydilge : İnsanlar farklı olanı kolay kolay benimsemiyor. Ama iyi bir kitle, farklılıkları algılayan kitledir. Önemli olan da kaç kişi tarafından sevildiğinizden çok kimler tarafından sevildiğinizdir diye düşünüyorum.

Günlük rutin işlerin neler?
Aydilge : Volume Dergisi'nin editörlüğünü yapıyorum. Onun yanı sıra, sürekli yeni beste üretiyorum ve yeni romanımla uğraşıyorum.

Türkiyede rock müzik nereye gidiyor?
Aydilge : İnsanlar sürekli aynı yemeği yemekten sıkılır, yeni lezzetler ararlar. Ama popüler kültür, en alternatif ve sıradışı şeyi bile kendi sisteminin içine sokup, kendi dişlilerinden bir haline getirir. Örneğin yırtık kot bir isyan sembolüyken, sonrasında bir modaya dönüştü. Yani rock ve alternatif müziğin de pek alternatif bir yanı kalmadı artık.

Sevdiğiniz müzisyenler kimler?
Aydilge : Beatles, Suede, Radiohead, Nirvana, Placebo, Muse vs.

Müzik olmasaydı neler yapardın?
Aydilge : Öyle bir ihtimal yok. Müzik mutlaka olurdum. Ama yanı sıra yazarlık kariyerim de var. Uyuşturucu bağımlısı bir piyanist ile mazoşist eğilimleri olan genç bir kızın bağımlılığa dönüşen aşklarının hikâyesi bu. Manevi açlığını uyuşturucuyla doyurmaya çalışan Ozan ve içsel çatışmalarını kendi bedenine zarar vererek dindirmeye çalışan sevgilisinin, sevgi açlığını anlatmaya çalıştım. İlk romanım Bulimia Sokağı ise yediklerini kusarak, topluma ve kendine karşı duyduğu öfkeyi atmaya çalışan bulimik bir genç kızın hikayesi. Yalnız bir şeyin altını çizmek istiyorum, ben uyuşturucu yada bulimia üzerine kitap yazmadım. Bu konulardan yola çıkarak tüm gençlerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdim. İnsanın dış görünümünün, gerçekte kim olduğunun önüne geçtiği günümüz toplumunda, bize sürekli yetersiz olduğumuz ve ancak başkası gibi olduğumuzda tamlanabileceğimizi söyleyen ve bununun için de sürekli bir takım ürünleri tüketmemizi salık veren bir sistemde yaşıyoruz. Kitaplarımdaki karakterler de pek çok genç gibi sürekli bir eksiklik ve yabancılaşma hissiyatı içerisindeler. Birilerinin bunları anlatması gerekiyordu.

Playlistlerinde hangi şarkıların var?
Aydilge : En çok hangisini seviyorlar, tam emin değilim. Ama Tuğyan, onlar için ayrı bir yere sahip. Yalnız Değilsin ve Postmodern Aşk da.

Fan sitelerin sanatçılara bir artısı var mı?
Aydilge : Kesinlikle var. www.aydilge.biz adresinde öyle güzel kaynaşma şansı buluyorum ki fanlarla, o açıdan çok mutluyum. Ben her mesaja cevap vermeye çalışıyorum. Elimden geldiğince birebir ilgileniyorum onlarla.

Müzikte eğitim mi önemlidir yoksa yetenek mi?
Aydilge : Yetenek olmadan, eğitim hiç bir işe yaramıyor. Ama yetenekle eğitim birleşince de tadından yenmez

Bundan 10 yıl sonraya gidelim orda bizi nasıl bir Aydilge bekliyor?
Aydilge : Yine kendi müziğini yapan, düşlerine sahip çıkan hafif deli, ama sevimli bir Aydilge...

Sizi magazin basınında pek göremiyoruz, bu kasıtlı mı?
Aydilge : Benim ne işim olur magazin basınıyla. Ben müzisyenim. Magazin malzemesi değil.

Yaptığınız işlerler mi adınızı duyurmak istiyorsunuz?
Aydilge : Açıkçası ne popüler olmak, ne de başka bir şey umurumda... Zaten popüleri popüler yapan güç halk falan da değil. Halk bunu istiyor lafı da palavra. Halk, ancak  birbirine benzer seçenekler arasından seçme özgürlüğüne sahip. Tabii buna özgürlük denirse. Yani halkın, çeşitlilik kisvesi altında dayatılan mavi portakal, yeşil portakal, kırmızı portakal, sarı portakal arsında seçim yapması, onu belirleyici güç konumuna oturtamaz, çünkü halk hangi rengi seçerse seçsin, sonuçta yine portakal tüketmiş oluyor. Ben elma olmayı tercih ediyorum.

Yeni klibiniz ekranlarda dönmeye başladı biraz klibi anlatır mısın?
Aydilge : Evet, Tuğyan benim için çok önemli ve albümümün en çok istek alan parçası. Tuğyan beyazla siyah, ışıkla karanlık arasında gidip gelen sınırda bi karakter... Yani ölümle hayat arasında kalmış, ipin ucunda sallanıyor... Uyanması ve aydınlık tarafı seçmesi için bir çağrı bu şarkı... Kurt Cobain öldüğü zaman yaşadığım travmanın ardından yazmıştım bu şarkıyı. Daha sonra Bulimia Sokağı adlı romanımda yer alan bir karaktere Tuğyan adını verdim... Klibin çok acıklı ve karanlık bir havası olmadı ama... çünkü ben ajitasyon ve kokuşmuş acılı arabesk görüntüler yaratarak insanların duygularını sömürmek asla istemiyorum...  Kurt Cobain'i göstermek istemedim, çünkü onu sömüren insanlardan biri olarak anılmak asla istemem. Herkesin benim samimiyetimi anlayacağını da  garanti de edemezdim...

Yeni albüm ne zaman çıkıyor?
Aydilge : Sanırım daha bir 8-9 ay var, çünkü bu albüme bir klip daha çekilecek. Sanırım Postmodern Aşk'a

Bizi sürprizler bekleyecek mi?
Aydilge : Sizi şaşırtacak ne kadar çok sürpriz çıkacağı aslında sizin sürprizlere ne kadar açık olduğunuza da bağlı. Ben kapımı açtım, gelip sürprizleri bulmak size kalıyor artık. Kimisi bu evrene kapıdan bakıp çıkacak, kimi günlerce kalmak isteyecek, kimi günü birlik gelecek, kimi de notaların altına gizlediğim küçük sürprizleri bulup, evrenimin daimi misafirleri olacak ve kendilerini evlerinde hissedecekler. Top artık dinleyicide...

Kısa kısa...
En sevdiğiniz şarkı?
Çok var. Hangi birini söyleyeyim yahu, bu soru çok zormuş:)

Aşk sizce nedir?
Aşk, “Aydilge tarafından bir cümle ile tanımlanamayan şeydir” :)

Sevmediğin huyun?
Çok hassasım

En Büyük hayaliniz?
Mutlu olmak

En büyük hobiniz?
Müzik yapmak...

En büyük fobiniz?
Yalnız kalmak

En son izlediğin film?
Prestij

Seni en iyi anlatan cümle?
Aydilge, tanımlamalardan nefret edendir

 

 

 

Anasayfa Müzik Fan Clublar Biyografiler  
Röportajlar Dergi Ne Yapmalı İletişim

Copyright © 2008 Türk Fan Club. Tüm Hakları Saklıdır.