Giriş Sayfası Yap
   
 
             
 
 

Yıllardır müziğin içindesiniz ilk albüm büyük bir ilgi gördü biraz geç keşfedildiğinizi düşünüyor musunuz?
Aslına bakarsanız albümün çok büyük bir ilgi gördüğünü söylemek yanlış olur. Bizim için en büyük ölçüt parçalara konserlerde eşlik edilme oranı. Klibi olan parçalar dışında bu oran çok düşük ne yazıkki. Bu yüzden albümün çok satmış olması bizi pek ilgilendirmiyor. Albümü biz kaydettiğimiz için de, bizi er yada geç keşfeden birilerinin varlığından haberdar değiliz. Sadece artık tanınıyoruz,hiç bir zaman keşfedilemedik.

Şarkılarınızı ilk kimler dinliyor?
Bu tip sorular her zaman geldi. Önceleri çok geniş bir dinleyici kitlesi var, hemen her yaş grubu dinliyor gibi cevaplar veriyorduk. Şimdilerde bu söylediklerimize kendimizde inanmıyoruz. Bence kimlerin dinlediğini siz bizden daha iyi biliyorsunuzdur

4. Klip hangi parçaya ve ne zaman gelecek ve nasıl bir klip planlıyorsunuz?
Son klibi çoğunuzun tahmin ettiği gibi Son Mektup’ a çekmeyi planlıyorduk. Fakat hepimizin gözden kaçırdığı bir nokta var; klibi biz çekemiyoruz ne yazıkki. Şu an bizde sizin gibi beklemedeyiz, elimizden bir şey gelmiyor. Çok sıkışırsak yine Bora yapar bir güzellik herhalde J

Kuliste nasılsınız anlatır mısınız?
Bunu bizim anlatmamız sizce de biraz saçma olmaz mı ? :)

İkinci albümde bizi ne gibi sürprizler bekliyor?
Vallahi sizi ne bekliyorsa bizi de o bekliyor :) Besteler hazır olmasına rağmen seyirci muhalefeti dolayısıyla albüm yapıp yapmamakta kararsız durumdayız.

Şarkılarınızda büyük bir duygu yoğunluğu var hepsinin bir hikayesi var mı?
Bunu anlatmakta bazen güçlük çekiyoruz ama gerçekten de her şarkı bir olay üzerine yazıldı. Ben (tuna) oturup ısmarlama şarkı yazmayı pek sevemedim, yapamıyorum o yüzden.

Müzik dışında hayatınız nasıl geçiyor neler yapıyorsunuz?
Açıkçası müzik dışında pek bir hayatımız olduğu söylenemez. Çünkü sadece Seksendört ile ilgili projeler üretmiyoruz. Dinlediğiniz bir çok şeyde parmağımızın (tuna, okan ) olduğunu unutmayın :) Vakit buldukça evin bahçesiyle uğraşmaya çalışıyoruz. Haftada bir toplanıp film yada lost izliyoruz. Ama motorla yapılan sakin bir gezinin yerini hiçbiri tutmuyor tabiki J

Bugüne kadar pek çok konser verdiniz, sizi en çok hangisi etkiledi?
Buna iyi ve kötü etki bırakanlar diye iki ayrı cevap verebiliriz sanırım. İyi olanı şüphesiz ki Antep konserlerimizdi. Biz hayatımızda bu kadar saygılı bu kadar eğlenmeyi bilen bir topluluğa çalmadık. Kötü olanı ise ne yazıktır ki evimiz diye tabir ettiğimiz Hacettepe Üniversitesinde yaşadık. Yağmur yüzünden amfilerimizin yanmasına rağmen konsere çıkmak istedik. Işıklar patladı yinede çıkmak istedik, sahne üstünde çadır yoktu yinede çıkmak istedik ama onlar yuhalamaya ara verip dinlemek istemedi.

Grup içi sorunlarla başa çıkmak zor oluyordur püf noktaları var mı?
İkili ilişkilerin tümünde başarıya ulaşabilmek için empati yapmayı bilmek şart. Bunu başarabilirseniz,ister sevgiliniz olsun isterse dostunuz anlaşmak çok daha kolay olur.

Müzik eğitim işi midir? Yoksa yetenek gerekli midir? yani konservatuarlı olmak ayrıcalık mıdır?
Konservatuarlı olmak tabi ki ayrıcalık kazandırır. Ama yeteneksiz olmaz biz ne konservatuarlı kazmalar gördük…

Bir filme soundtrack yapmayı düşünüyor musunuz?
Aslına bakarsanız çok istiyoruz. Hatta Affet’ i yakın tarihte bir aksiyon filminde göremezsek bir taraflarımız şişecek

Coverladığınız parçaları neye göre seçiyorsunuz?
Öncelikle sözleri çok önemli.Öyle sözler varki, kötü müziklerin altında ezilip kayboluyor bazen. Bizim için bir anıya bir duyguya karşılık geliyorsa kimin söylediği veya tarzı hiç fark etmez. Zaten adı üstünde cover, biz yapınca bizim tarzımızda oluyor.

Grup üyeleri farklı enstrümanlar çalabiliyor mu? Tuna org Erdem ud gibi o enstrümanları kullandıkları şarkılar yapacaklar mı ilerde ?
Yok daha neler :) Serter tuba çalsa ne yapacaktık o zaman :) Ama herkesin birden fazla enstruman çaldığı doğru.

Grup olarak gelmek istediğiniz nokta neresi?Ve o noktaya ulaşmak için neler gerekiyor?
O noktaya gelebilmek için müziği başka yerde yapmak gerekiyor.

Tanınmadan önceki hayatınızla şimdiki hayatınız arasında gördüğünüz farklar var mı?
Var tabiki mesela biz hayatımızda bu kadar çok fotoğraf çektirdiğimizi hatırlamıyoruz. J Onun dışında sorumluluklar çok arttı. Bizi en fazla geren konuda bu aslında. Bizi dinleyenlere karşı korumamız gereken bir takım değerler var. İnsan bir süre sonra rol yaptığını fark ediyor. Sen, sen olmuyorsun çünkü; hemde bir başkası için bu çok yıkıcı.

Aileniz siz bu yola girerken sizin için endişelendi mi?
Endişeden ziyade, bunun bir hobi olarak kalması taraftarıydılar. Hayatımızı idame ettirebileceğimiz bir işimizin olmasını istediler sadece. Keşke onları dinleseydik !

İnsanlar tarafından tanılıp sevilmek mutlaka güzel bir şey peki bu tanınmadan memnun musunuz?
Bu biraz insanların sevgilerini gösterme şekliyle alakalı. Her şeyin çok hoşumuza gittiği söylenemez. Sevilmesi gereken biz değil, müziğimiz bize göre…

Sizce Türkiye'de rock müzik hak ettiği yerde mi?
Önce Türkiye rock müzik yapmak için elverişlimi diye sormak daha iyi olur. Rock bizim icadımız değil, rock bir yaşam tarzı her şeyden önce. Bu yüzden kimse rock yapıyorum diye ahkam kesmesin. Bizde rock müzik yapamıyoruz,onlarda… E durum böyle olunca Türkiye’ de rock müziğin bir yeri olmuyor.

Size yapılan eleştrileri dikkate alıyor musunuz?
Sanırım almıyoruz. Herkes der ya hani, yapıcı eleştiriler bizi kuvvetlendirir falan diye. Biz buna pek inanmıyoruz. Eleştiriler doğrultusunda hareket etmeye başlayınca kendimiz olmaktan çıkıyormuşuz gibi geliyor. Yoksa vurdum duymazlıktan değil yani :)

İlerde herhangi bir dizide yada filmde rol almak ister misiniz?
Albümün ilk zamanı böyle birkaç teklif geldi. Aslında herkesin bildiği işi yapması daha iyi olur. Fakat Tuna’nın tiyatro eğitimi aldığınıda düşünürsek neden olmasın.

Talk show izler misiniz? (evet ise hangilerini?)
Hepimizin ortak izlemeyi sevdiği “Biri Bana Anlatsın” var. Beyaz Showuda yakaladıkça izliyoruz.

Evlilik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok sıcak bakıyoruz. Bazen geç kaldığımızı bile düşündüğümüz oluyor. Ama böyle bir çalışma temposu ve hayatın içerisindeyken doğru eşi bulmak imkansız gibi geliyor.

Müzik olmasaydı hangi işi yapardınız?
Bunu düşünemiyoruz bile. Çünkü hayata grup olarak atılmadık ve bir arada değilken de herkes müzikle uğraşıyordu.

İnternetle aranız nasıl?
Serterin ve Okanın gayet iyi; hatta Okan şu sıralar kişisel web sayfasının hazırlıklarıyla uğraşıyor.

İzleyipte unutamadığınız film?
Züğürt Ağa :)

En çok korktuğunuz şey?
İyi soru. Sanırım hepimiz bu işin bir gün başarısızlıkla sonuçlanmasından çok korkuyoruz. Çocuklarımıza eskiden biz böyleydik demek yerine,onların büyüdüğünde de sahnede olmak isteriz.

Son söylediğiniz en ilginç yalan?
Hahahah :) Geçen yıl Kral Tv müzik ödüllerinde en iyi grup ödülünü aldığımızı sanıyorduk. Sonuçlar açıklanırken Eskişehir’ de sahnedeydik. Tuna ödülü almışız gibi anons etti, alkış kıyamet tabi :) Sonra otele bir döndük ki ödülü Kargo almış. Tuna yeşil, Tuna mor, Tuna kırmızı…… hahahahaah…

Bugüne dek aşk uğruna yaptığınız en büyük fedekarlık ve de çılgınlık?
“Ölürüm Hasretinle” yi bestelemiş olmak sizce de en büyük çılgınlık değil mi? Peki bir bayana yapılabilecek en büyük fedakarlıkta değilmi aynı zamanda…

Kaç kere aşık oldunuz?
Kim bilir :)

Aşkı 3 kelimeyle tarif edecek olsanız?
Erdem : Tuna, Serter, Okan
Okan : Tuna, Serter , Erdem
Serter : Erdem, Tuna, Okan
Tuna : Okan, Erdem, Serter

Keşke şurada da bir konser verebilseydik dediğiniz Türkiye içinde bir şehir kaldı mı?
Çok var. Bize bıraksalar en ücra köşesine kadar gitmek isteriz ülkemizin ama şartlar kısıtlı, her yerde olamıyor sizinde bildiğiniz gibi. Onun için şurası burası diye ayırt edemeyiz. Bizi dinleyen bir kişinin bile olduğu bir şehre gidemiyorsak, içimizde hep yaradır.

20 yıl sonra neler yapıyor olcaksınız?
Keşke bilebilsek. Piyasanın durumu o kadar değişken ki ne olacağı hakkında hiçbir fikrimiz yok.

İlk albümünüz ve haliyle olası bi heyecan var.Albüm çıktıktan sonra bu heyecan yerini hangi duygulara bıraktı?Şu an için bi albüme sahip olmanız size ne hissettiriyor?
Şu an çok büyük bir sorumluluk duygusu ağırlık hissettiriyor. Türkiye piyasasında ikinci albümde istediğiniz şeyi yapabilmek ilk albümdekinden çok daha zor. Çünkü artık milyonlarca kişinin sizden bir beklentisi var. Ve onları hayal kırıklığına uğratma ihtimaliniz çok yüksek. Düşünsenize herkesin kafasında başka bir Seksendört var artık; ve ikinci albümde herkes o kafasındakini duymak isteyecek. Peki ya bizim istediklerimiz ?

Temellerinin atılmış olmasına karşın henüz yeni yeni kitlelere belirli kesimlere hitap eden rock müzik ülkemizde kendini duyurmamakta neden bu kadar ısrarcıydı? Ya da ülkemiz müzik camiası neden bu kadar geriden takip etti yapılan oluşumları?
Bir şeyi unutmayın ki şu an dinlediğiniz neredeyse hiçbir şey gerçek anlamda rock değil; bizde. Türkiyede gerçekten rock müzik yapıp ünlü olmak neredeyse imkansız. Rock müzik demek yalnızca alt yapıyla olabilecek bir şey değil. Rock bir yaşam tarzıdır, söylemdir. Bu müziği biz icat etmediğimiz için kimsenin bir tanımlama getirmesine mümkünat yok. Bu yüzden bu tip sorular çok havada kalıyor. Türkiyede de gerçekten rock yapan bir ton grup var, ama hiç biri ünlü değil.

Günümüze kadar demolarınızda performanslarınızda çeşitli enstrümanlar denemişsiniz.Bu enstrümanları niçin albümde de duyamadık?
Süper bir soru. Bunu iki temel cevabı var. Birincisi o zamanlar show grubu olmamız ve daha çok cover parça çalıyor olmamızdı. İkincisi ise sahne arkasında bir bilgisayardan, sahnede olmayan seslerin çıkmasını uygun görmedik. Bu bir kandırmaca değil mi ?

Stüdyo da mı yoksa sahnede olmak mı size daha cazip geliyor?Bi konser grubu olarak tanımlayabilir misiniz kendinizi?
Konser grubu olarak ne olduğumuzu siz daha iyi tanımlayabilirsiniz sanırım. Sahnede olmak daha cazip gelitor sanıyoruz ki. Stüdyoda yalnızız diğer tarafta siz varsınız. Sizinle olmak daha güzel :)


 

 

Anasayfa Müzik Fan Clublar Biyografiler  
Röportajlar Dergi Ne Yapmalı İletişim

Copyright © 2008 Türk Fan Club. Tüm Hakları Saklıdır.